ANKARA-ELMADAĞ RADSAN ELEKTROMEKANİK’TE ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ OLAN DERYA KONAKÇI İLE RÖPORTAJ ZAMANI…

Bugün Radsan Elektromekanik’te bir endüstri mühendisi olan Derya Konakçı ile röportaj yaptık ve ben sizlerle edindiğim güzel bilgileri paylaşacağım. O zaman başlayalım sevgili  okurlarım.

RÖPORTÖR: Merhabalar Derya Hanım nasılsınız?

KİŞİ: İyiyim teşekkür ederim sizler nasılsınız?

RÖPORTÖR: Ben de iyiyim teşekkür ederim. Öncelikle benimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz  için çok teşekkür ederim Derya Hanım. O zaman başlayalım hemen. Öncelikle  kendinizi tanıtabilir misiniz rica etsem?

KİŞİ:Ben Derya Konakçı.27 yaşındayım. Rizeliyim.Atatürk Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden mezun oldum. 2 kız kardeşim var. Annem ev hanımı. Babam esnaf. Elmadağ Radsan Elektromekanik’te Kalite Kontrol Mühendisi olarak çalışmaktayım 1,5 yıldır. Bu işimden önce Volvo’da(ERZURUM’DA) muhasebe, satın alma, satış,personel işleri,depo sevkiyat ve stoklama’da çalıştım.

RÖPORTÖR: 2. sorumuza geçelim.Endüstri mühendisliğini seçmenizdeki ana sebep nedir?

KİŞİ: 2010 yılında üniversite hayatım başladı. Bizim zamanımızda bu bölüm çok popüler değildi.Ailemizde bir endüstri mühendisi tanıdığımız vardı. Babamın tavsiyesi üzerine araştırdım ve tercih ettim. Kuzenimle beraber aynı bölümü  seçtik. Ana sebep ise bayanlara daha uygun olmasıydı.

RÖPORTÖR: Peki geçelim diğer sorumuza. Bir endüstri mühendisinde olması gereken özellikler nelerdir? Nasıl karakter ve özellikteki insanlar daha uygundur bu meslek için?

KİŞİ: Aslında sadece endüstri mühendisliğinde değil tüm mühendislik dallarındaki adaylar içe kapanık olmamalı. Atik,meraklı ,araştırmayı seven,bir işi yapmaktan asla gocunmayan bir insan olmalı. Kısacası her işi yapabilecek kapasitede bir insan olmalı diye düşünüyorum.

RÖPORTÖR: Anladım. Peki okul hayatınızda bu meslekte kendinizi geliştirmek için neler yaptınız? Bizlere tavsiyeleriniz nelerdir?

KİŞİ: Ben açıkçası çok fazla bir şey yapabildiğimi düşünmüyorum. Bunun pişmanlığını şu an yaşıyorum. Kesinlikle bir mühendis bilgisayar kullanmayı çok iyi bilmeli.Bilgisayar programlarına karşı ilgili olmalı.  Belli başlı bilgisayar programları var. Özellikle SAP, MRP(NETSİS), MATLAB, ARENA(SİMÜLASYON), AUTOCAD,  SOLİDWORKS,C++ ve en önemlisi de EXCEL olmalı. Excel bilen bir insan işini çok iyi bir şekilde götürebilir. VERİ TABANI(SQL) bilmek ise en önemlisidir bana göre. Bunu bilmek işe bir adım önde başlamak demektir. Bazı okullarda bunların bir kısmı gösterilmemektedir. Kurslar yardımıyla öğrenebilirsiniz.

RÖPORTÖR: Şu an çalıştığınız departmanda ne iş yapmaktasınız? Bu departmanı tavsiye eder misiniz?

KİŞİ: Bu firma içinde 2. departmanım. İlk üretim planlamada başladım. Çok severek yaptığım bir işti aslında. Fakat yaşamış olduğum sorunlardan ötürü kalite kontrol mühendisliği departmanına geçtim. Kalite kontrol mühendisliği üretim planlamaya göre daha rahat bu şirkette. Sadece bilmen gereken teknik resim okumayı bilmektir üretim firmalarında. Kumpas(ürünleri milimetrik olarak boyutlarını ölçmeye yarayan alet) kullanmayı bu fabrikada öğrendim. Kalite kontrolde çok şey öğrendim. TSE ile ilgili çok şey öğrendim. Bir firmada kalite entegre sistemi olması büyük bir avantajdır senin açından. Kalite yönetim sistemi tamamen dökümanların üstünden giden bir sistemdir. Bu departmanda sürekli TSE sizin yaptığınız işlemleri kontrol ediyor. Tavsiye kişisel bir şeydir. Kişisel bazdaysa üretim planlamayı daha çok seviyorum.Daha çok öneririm.

RÖPORTÖR: Okulu bitirdikten sonra işe başvuru süreciniz nasıldı? İşe kabul edilebilmek için neler yaptınız? Mülakatla ilgili bize tavsiye verebilir misiniz?

KİŞİ: Son sınıfın 2. döneminde okurken hem VOLVO hem de RENO’da ERZURUM’DA çalışmaya başladım. Planlama görevi yapıyordum.Arkadaşımın tavsiyesi üzerine başlamıştım. Kendisi Trabzon şubesinde çalışmaktaydı. Bu işin bana fazlaca katkısı oldu. Mülakata gittiğimde okul saatlerime göre ayarlayabileceklerini söyledikleri için çalışmaya başladım.6 ay kadar çalıştım. Çok memnundum aslında.Öğrenciyken asgari ücret yeterli oluyordu. Ama mezun olduğumda maaşı yeterli bulmadım. Yeri geldiği zaman işim olmayan işleri bile yaptım. Maaş yönüyle anlaşamayınca ayrıldım. Kendimi burada fazla geliştiremeyeceğimi düşündüğüm için ayrıldım. 1,5 yıl kadar evde biraz boş devam etmek zorunda kaldım özel sebeplerden ötürü. Kuzenlerimin isteğiyle Ankara’ya geldim. Ve bir kaç yerle görüştüm. 2,5-3 ay kadar iş aradım burada. Boş kalmamak adına iyi bir şirkette sekreter olarak başladım ve dil kursuna gittim. 3 ay sonra Radsan’a görüşmeye çağrıldım. CV’mi götürdüm ve incelediler. 2 gün sonra olumlu şekilde dönüş yaptılar ve bu şekilde RADSAN maceram başladı. 1 ya da 2 mülakata zorunlu tutuldum. Önce hayatınızı soruyorlar, kendi bünyeleriyle ilgili sorular soruyorlar,endüstri mühendisliğiyle ilgili terimler(6 sigma, tedarik, yöneylem) hakkında sorular soruyorlar. Ve bu şekilde bilginizi ölçüyorlar. Yani mülakat kısmı da bu şekilde geçmişti.

RÖPORTÖR: İyi bir iş sahibi olabilmek için okul ortalamasının, kendini geliştirmenin,okulun markasının ve dilin ne kadar oranlarda önemli olduğundan bahseder misiniz?

KİŞİ:  Bana göre en önemlisi kendini geliştirmek ve kendini karşı tarafa ispatlayabilmek. Evet okul markasına dikkat ediyorlar fakat sen başka bir okulda olup da sordukları her soruyu cevaplarsan onları tatmin edersin ve bu işe kabul edilirsin. Okul ortalaması bana göre önemli değil.Ben sınavların şans olduğunu düşünüyorum. İstediğin ortalamayı yapamamak bu işi yeterince bilmediğin anlamına gelmiyor. Sizlere bir örnek vermek istiyorum aslında. Okuldan bir arkadaşım Ankara’da ODTÜ ve İTÜ’de okuyan öğrencilerle staj yapmıştı. Ve işverenin istediği programı en kısa sürede benim arkadaşım daha iyi yazdığı için işe kabul edilmişti. Bu da bence kendini geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dilin önemi şirketten şirkete değişir. Tabi ki de dil çok önemlidir. Yurt dışı bazlı çalışan tüm firmalarda dil şarttır. Yani dilinizi geliştirmek için elinizden geleni yapmaya çalışın. Mesela Yiğit Akü Firması dil bilgisi sormuştu, Radsan ve Türkerler dil bilgisi sormamışlardı mülakatta. Dil çok önemlidir.

RÖPORTÖR: 2 tane zorunlu stajımızın dışında gönüllü staj yaptınız mı? Yapılmalı mıdır?

KİŞİ: Bence yapılmalı. Çünkü insan ne kadar çok pratik yaparsa işi ancak o kadar çok öğreniyor. Elinizden geldiğince gönüllü staj yapmaya çalışın. Bence üniversitedeki en önemli şey staj.

RÖPORTÖR: Sorularım bu kadar Derya Hanım. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

KİŞİ: Hayır yok.

RÖPORTÖR:Güzel bilgileriniz için çok teşekkür ederim gerçekten.

KİŞİ: Rica ederim.İyi günler.

Bugünkü röportajımızda burada sona ermiştir sevgili okurlarım. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle:))

HURİYE BÜŞRA ÖZTÜRK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: